Neşet Ertaş'ı 3. ölüm yıldönümünde anıyoruz

Neşet Ertaş'ı 3. ölüm yıldönümünde anıyoruz

person access_time 25 Eylül 2015 Cuma , 20:38:13

Ah yalan dünyada, yalan dünyada, yalandan yüzüme gülen dünyada... Bu unutulmaz sözlerin sahibi, Türk halk müziği bestecisi, söz yazarı, yorumcu, ünlü halk ozanı Neşet Ertaş, 25 Eylül 2012'de yaşama veda etti. Usta sanatçıyı ölümünün 3. yılında saygı ve sevgiyle anıyoruz.

74 yaşında prostat kanseri nedeniyle hayatını kaybeden Neşet Ertaş'ın ölüm haberi; hayranları, yakınları, sanat dünyası ve siyasileri yasa boğmuştu. "Bozkırın tezenesi" olarak bilinen Neşet Ertaş'ın sevenleri, ölümünün 3'üncü yılında ünlü halk ozanını mezarı başında andı.

 

Kurban Bayramı'nın ikinci gününde, yurtdışı ve başta Ankara olmak üzere Türkiye'nin birçok ilinden Kırşehir'e gelen Neşet Ertaş hayranları, ozanın Bağbaşı Mezarlığı'daki kabrine çiçek bıraktı, dua okudu.

 

Neşet Ertaş hayranı Salim Şimşek, Avusturya'dan Kırşehir'e geldiğini ve ozanın akrabası olduğunu belirtti.


Vasiyeti üzerine Kırşehir'deki babasınınz mezarının yanına defnedilen Ertaş, kendi sesinden hayatı şöyle anlatmıştı.

 

NEŞET ERTAŞ’IN KENDİ KALEMİNDEN HAYATI

 

Bin dokuz yüz otuz sekiz cihana

Kırtıllar köyünde geldin dediler

Babama muharrem, anama döne

Dediysen atayı bildin dediler

 

Dizinde sızıydı anamın derdi

Tokacı saz yaptı elime verdi

Yeni bitirmiştim üç ile dördü

Baban gibi sazcı oldun dediler

 

O zaman babamdan öğrendim sazı

Engin gönül ile hakka niyazı

O yaşımda yaktı bir ahu gözü

Mecnun gibi çölde kaldın dediler

 

Zalım kader devranını dönderdi

Tuttu bizi ibikliye gönderdi

Babam saz çalarken bana zil verdi

Oynadım meydanda köçek dediler

 

Anam döne ibiklide ölünce

Tam beş tane öksüz yetim kalınca

Beşimiz de perişan olunca

Babamgile burdan göçek dediler

 

Yürüdü göçümüz tefleğe doğru

Bu hali görenin yanıyor bağrı

Üç aylık çoçuğun çekilmez kahrı

Bunlara bir ana bulun dediler

 

Yozgatın Kırıksoku Köyüne vardık

Bize ana yok mu diyerek sorduk

Adı arzu dediler bir ana bulduk

İşte bu anadır buldun dediler

 

En küçük kardaşı kayıp eyledik

Onun için gizli gizli ağladık

Üstelik babamı asker eyledik

Yine öksüz yetim kaldın dediler

 

Zalım kader tebdilimi şaşırttı

Heybe verdi dalımıza devşirtti

Yardım etti Yerköyüne göçürttü

Biraz da burada kalın dediler

 

Yerköyden Kırıkkaleye geldik

Babam saz çalarken biz çümbüş aldık

Kırşehire varınca kemanı çaldık

Aferin arkadaş çaldın dediler

 

Yarin aşkı ile arttı hep derdim

Babamı bir yere dünür gönderdim

Başlık çok istemişler haberin aldım

İstemiyor yarin seni dediler

 

Kırşehirde yedi sene kalınca

Düğün düzgün hepsi bize gelince

Burada herkese yer daralınca

Ankaraya gider yolun dediler

 

Ankarada (sünnetçi) Veysel Ustayı buldum

Epeyce eğleştim, evinde kaldım

Yüz lirayı verip bir yatak aldım

Etti isen böyle buldun dediler

 

Bir ev kiraladım münasip yerde

Kaldı kavim kardaş hep Kırşehir’de

Bu aşk hançerini vurdu derinde

Çaresini bulmazsan öldün dediler

 

Yarin aşkı ile döndüm şaşkına

Arada içerdim yarin aşkına

Canan acımaz mı garip dostuna

Bunu da içeriye alın dediler

folder_openEtiketler

Yorum yap