DEVLET-İ ALİYEYE İDARECİ!!!…

DEVLET-İ ALİYEYE İDARECİ!!!…

DEVLET-İ ALİYEYE İDARECİ!!!…

person access_time 11 Ekim 2018 Perşembe

Nasıl olmalı?…

Hiç kuşkusuz ki!..

İster seçilmiş olsun, ister atanmış olsun, ister görevlendirilmiş olsun!!!..

İsterseniz de zorunluluk hasıl oluşa gelsin…

Devlet idaresine talip olmuş, yetkilendirilmiş kişi!!..

Ki her kim ise görev ifade edici; "vazifeye ehil" olması lazım…

"Devlet işleri" için..

Yetkilendiği "makamdaki" iş ve işlem için elzemdir..
Mekanizmanın; tıkır tıkır işleyebilmesi için!!!..

Ancak "vazifeli" olduğu kurum "ahenkli ve verimli" olabilir!…

İşleyiş devam eder!…

***

Devlet-i aliye!..

İşte bu noktada; büyük vebal sahibidir..

Tabi ki ahalisi için de bu vebal var.!

İster genel.. İster yerel olsun..

Millet için, "liyakatli, iktidarlı ve kudretli' idarecilere ihtiyaç vardır..

Ki her daim!…

Zira, kabiliyetsiz ve yetersiz zevat; "yıkımdır?"

O millet için.. O devlet için.. O kent için.. O mahalle ve köy için; "gerilemedir, meskenettir.."

Huzursuzluktur..

Şerdir..

Hak, hukuk, adalet tanımazlıktır..  Tabiri caizse; "derebeyliktir..!"

***

İdareci..! Yetkili…

Ki adı üzerinde "idare" edebilmek..

İşte bu makam sahibi kişi, kendi liyakat ve mahareti ile birlikte muktedir de olmalıdır.

Güç kaynağını, zorbalıktan ve tahakkümden değil..

Tam aksine, liyakat ve maharetten almalıdır.

Söz ve fiillerinde ölçülü olmalı.. Hele ki karekterist duruşu..

Sözleri ile hareketleri birbirine uyum teşkil etmelidir ki; güven verici olsun!…

Kendine inanan ve güvenenleri; peşi sıra yürütebilsin!...

Geride kalmasın...

***

Özellikle..

Başkalarını küçümseyerek kendini büyük göstermeye çalışmamalı…

Asla tahkir ve tezyif edici olmamalı..

Bu minvaldeki davranış ve beyanları hiç bir şekilde "vücut" buldurmamalı..

Hak ve hakikatten taviz vermemeli..

Ki, manevi "ilke" edinmeli!…

Toplayıcı… Birleştirici… Bütünleştirici olmalı…

Pek tabi ki, milletin birlik ve beraberliğini bozucu düşünce ve hareketlere asla; meyil vermemeli..

Müsamaha göstermemeli.. Var olanın da bertafına çalışmalı…

***

Bilgili… Azimli.. Kararlı..

Hiç kuşkusuz ki, hissi ve zihni olgunluğa sahip olmalıdır…

İhtiyat ve tedbiri elden bırakmamalı..

Riayetkâr olmalıdır. 

Öz güveni güçlü, halkının nazarında da "güvenilir, bel bağlanır" olmalı…

Hep deriz.. Ki, büyük üstatlar da ifade eder..

Gün görmüşlerimiz de..

Devlet-i aliye-yi, elinde geçmişte tutanlar da!..

Der ki…

O idareci; üstün meziyetlere sahip olması gerekir..

Özellikle..

Herkesin ümitsizliğe düştüğü, şevk ve gayretinin kırıldığı şart­lar içinde; "meziyeti" ortaya çıkmalı..

Ki o da…

Bitmez bir enerji ve tükenmez bir şevkle milletine ümit kaynağı olmalıdır…

Zor şartlardan başarı çıkarmalı…

Yol gösterici olmalıdır. 

Bir düşünürün ifade ettiği gibi,

“Deha, imkânsızda mümkünü görebil­mek demektir.

Gemilerin karada da yüzdürülebileceğini göstermek Mehmetlerden birini Fatih yapar….”

***

Dinin birleştirici ve bütünleştirici hususiyetlerini daima göz önünde bulundurmalıdır.

Ferdî ve umumî vicdanı kaynaştırmalıdır…

Siyasî, idarî, askerî, içtimaî icraatında; "köprü" olmalı..

Birlik ve ahengi oluşturmalı..

Nitekim…

Bir milletin yaşa­ması üç unsura bağlıdır… Makam ve mevkinin; payidarlığı da…

O da şudur…

Maneviyat.. Hikmet… Ve kuvvet.

İşte bizim şuan en çok ihtiyaç duyduğumuz; "böylesi" idarecilerin yetkilendirilmesidir..

***

Önümüzde; mahalli seçimler var..

Belediye Başkanı.. Büyükşehir.. İl.. İlçe Belediyeleri.. Beldeler..

İl Meçlis üyeleri.. İl Genel Meclis üyeleri.. Ki muhtarlar dahil..

Topyekün bir mahalli "idare" temsiliyetinin seçimine gidiyoruz!..

Şu parti.. Şu parti demiyorum..

Sağ, sol, marjinal, radikal, ideolojik gibi bir; "siyasi tanım da" ikmal etmiyorum!..

Beklentim.. Ki öyle inanıyorum, ahalinin de..

Yazıyı okuyanların da; temel beklentisi de; bu minvaldedir..

Gösterilecek aday!..

Belirlenecek isimler?

Liyakat, ehil, muktedir, itaatkar, kudretli, kararlı, manevi vicdana sahip olsun!!..

Hakkı, hak.. Hakikatı da, düstur olarak görenler olsun!..

Şaibesiz olsun!..

Çıkarcı, menfaatperest olmasın..

Gelen-gideni aratır; düşük karakteri taşımasın!…

Velhasıl..

Adam gibi adam; olsun!…

***

CEMAL KAŞIKÇI VAKIASI!..

Vakıa!.. Bilinmez denklem misali..

Ama çözülecek… 2 Ekim günü; "deşifre" olmaya başladı..

İlk gün ifade ettim

Türkiye "bu işi" çözecek…

Maskeleri de düşürecek..

Çünkü, Türkiye eski Türkiye değil..

Yönetim eski yönetim değil..

Birilerinin "emir komutasında", göz yuman hiç değil!!..

Rus suikastleri..

Çeçen suikastlerini hatırlarsak!..

***

Neyse!…

Kaşıkçı'nın "konsolosluğa" giriş görüntüsü; mevcut!..

Açık ve net görünüyor..

Lakin, çıkışı yok.. Ki o gün; hem havalimanı hem de konsolosluk hayli hareketli..

Ve gariplikler; içerisinde!..

İki uçak dolusu gelen var.. Günübirlik..

Mısır ve Arap Emirliğinden; geldikleri belirlendi!..

Görüntüleri de mevcut!..

Valizler gelmişler..  Konsolosluktan da valizlerle çıkmışlar..

Havaalanı.. Konsolosluk giriş ve çıkışları var!…

Ayrıca otellerdeki; rezervasyonları..

5 günlük iken; günübirlikle kalınması..

Tabi, konsolosluk içerisinde olanlar da ayrı bir garabet!..

Türk kökenlilere o gün izin verilmesi..

Odaların izole edilmesi.. Çalışanların, odalara hapsedilmesi!?..

Kimse dışarı çıkmasın emrinin verilmesi!..

Randevuların, üç gün süreyle iptali..

Hepsi yekünüyle; "suçüstü!" bir durum..

Ve Suudi Arabistan en büyük "fail.."

Kral ailesi.. Ve kraliyet sultası..

Muhaliflik..

Tabi ki, himaye edici ABD.. Bunlar gözardı  edilemez!..

Sonuç itibariyle...

Hadise "bir taşla çok kuş vurma…"

Suudi ile Türkiye'nin "ilişkisi" malum!..

Limoni.. Ki Katar ve Mısır'dan dolayı; "şirketleşmişti?"..

Son, İran ve Suriye hesabı!.. Küp kırar, noktaya gelmişti..

Bunları da hesaba kattığımızda; "çok hesaplı" bir durum var…

Eylem ve işlem…

Görünürde, Türkiye'nin kucağına pimi çekilmiş bomba gibi geliyorsa da!…

İçimizdeki "şer ittifakçıları.."

Ki, anamuhalefet dahil..

Provokasyonca; Türkiye güvensiz denilerek, değirmene su taşınıyorsa..

Diyorum ki..

O pimi çekilmiş bomba; Suudilerin "elinde" patlayacak..

Çünkü soruşturma.. Ortaya çıkan görüntüler..

İstihbaratın elde ettiği bilgiler; "şeytani planı" deşifre edecek gibi!..

Resmin parçaları, bütünleşiyor!?.

 ***

HADİ ORDAN…

Gel gelelim, ana muhalefet liderine..

Yani, Kemal Bey'e…

Bildiğimiz gibi..  Yine kendinden "menkul" söz etmiş!..

Suudili Gazeteci Cemal Kaşıkçı vakıası için..

Demişti ki…

"Bir gazeteciyi koruyamadılar..

Sahip çıkamadılar.. Can güvenliğini sağlayamadılar.."

Peki, öyle mi?.. Hayır..

Diyeceğim o ki; "hadi ordan!…"

Bir kere!.. O gazeteci, Türk kökenli değil.. Ki Türkiyeli "hiç" değil..

Kimliği belli.. Pasaportu belli.. Yaşadığı, ülke ve il belli…

Suudi Arabistanlı.. ABD'nin bir gazetesinde de köşe yazarlığı yapıyor..

***

Yani!..

Hem ABD'li.. Hem Suudili.. Hemi de, "çifte pasaportlu"…

Dahası sırra kadem bastığı toprak..

Kayıplara karıştığı yer… Öldürüldüğü söylenen mekan..

Paramparça edildiği ifade edilen bina; Suudi Arabistan konsolosluğu..

Her ne kadar!…

İstanbul ise de.. Türkiye'nin toprağı içerisinde ise… Harita, Türkiye'yi gösteriyorsa da!…

Orası; Suudi Arabistan toprağı sayılır.. Ki diplomatik dokunulmazlığa sahip bir yer..

Bunu bilmeniz gerekir..

***

Hal bu iken..!

Ceremesini.. Faturasını..  Tukaka halini, Türkiye'ye..

Hele ki iktidara.. Hele ki hükümete "faturalandırmak!.."

El insaf dedirtir... Ki diyorsunuz "bu nasıl ülke?"…

Sahi!..  Siz hangi ülkede yaşıyorsunuz?…

Suudide mi? ABD'de mi? Buralarda iseniz; "can güvenliğiniz yok!.."

Bu doğru.. Ama merak etmeyin, Türkiye'desiniz!..

Güvenliğiniz tam.. "Kimse size dokunmaz..!"

Neyse!..

Siyasi fikriyatınız.. Hevesleriniz.. Sergiledikleriniz; "zihin noktasında" o ülkelerdesiniz..

Çünkü; "yedi düvelin" değirmenine su taşıyorsunuz..

Ki, "Türkiye güvenli bir ülke değil" demek!…

Her şeyi; "deşifre" etmektedir…

Velhasıl..

Ölümden bile siyasi menfaat çıkarılmak isteniliyorsa..

Vah ki vah!…

***

İTTİFAK…

Millet ittifakı.. 24 Haziran sonrası bitti..

Eee.. Tabansız olunca...  Çabuk bitti..

CHP'liler… Yerel seçime dair; "ittifak" yok diyor..

İyi Parti yokum diyor.. Saadet deseniz..

Urfa "isotundan" ağzı yandı misali; uzak!..

HDP.. Git-geller içerisinde.?! CHP desen; "nasıl kandırabilirim" hesabında..

Yani; buzağı arıyor..

***

CHP'DEKİ TEHDİT!…

Kemal Bey'e tehdit!.. Kim ediyor?..

Aba altından sopa gösteren kim?

Yine bizim; "ABD patentli, ajan" devrede mi diyorsunuz!!..

Mümkün mü?

Haydi hayırlısı..

Yeni bir serüven geliyor; CHP'nin yönetiminde!..

Ne çıkar.. İşte o sihirbazın şapkasıyla vücut bulacak…

Tavşan mı çıkar….

Bu makale diyarbakirsoz.com sitesinden alınmıştır.

Yorum yap